BİR MİLLET YOK OLUYOR! İNSANLIK ÖLÜYOR GÖRÜYOR MUSUNUZ!!

YAZI AYNI KONUDA OLUP İKİ PARÇADIR.

KISIM 1:

Fikir ve tefekkürden yorulan, yiten, ölen var mı? Fikirden, tefekkürden, görmekten, anlamaktan, anlatmaktan, hissetmekten, batınları-zahirleri seyretmekten, basiret ve ferasetten yorulan var mı?

Biz yorulduk, bittik! Öldük!

Göz göre-göre bin bir çeşit zulmete, yozlaşmaya, yok oluşa-yok edişe ve rezalete hayat verilir mi!?

Bizim ülkemizde ve tarihimizde veriliyor maalesef göz göre-göre! Çünkü biz insani, imani, tarihi, medeni, kültürel, coğrafi, ahlaki, beşeri ve dahi maddi değer ve kaynaklarımızı ancak ifsad ediyoruz! Başıbozuk, sahipsiz, değersiz, kaygısız, kuramsız her şey nesilden kurumlara kadar!

Millet olarak, devlet olarak bir türlü iflah ve ihya olamadığımız gibi günden güne yozlaştık ve yok olduk! Kendi elimizle, kendi suçlarımızla, kendi suçlularımızla, basiretsizlik-akılsızlık, ahlaksızlık, ifrat ve tefrit tassuplarımızla tarihimizi, neslimizi, kimliğimizi, kültürümüzü, inancımızı, medeniyetimizi; velhasıl neyimiz var ise yok ettik!

Bir milletin kendi unsurları ile sürekli cedelleşmesi, çatışması, savaşması ve bir türlü cem olamaması, bir vücudun organlarının birbiri ile savaşması ve birbirlerini ifsad etmesi sonucunda metabolizmanın cinnet geçirmesi veya kanser olması veya daha korkunç bir illetle kahrolup gitmesi ile aynı değil midir!? Niye cedelleşir bir millet veya ümmet bütün bir tarihte veya tüm zamanlarda!? Neden!? Kader mi diyeceksiniz yoksa Kitaba, Peygambere ve hatta Allah Taala’ya inat!..

Birbirimizi, yani kendimizi yok ettiğimiz gibi suç-günah-vebal de kabul etmiyoruz! ‘Ohhh, iyi ettik!’ edaları içindeyiz! Bkz siyasi partiler, geçmiş ve güncel iktidarlar ve yöneticiler, bütün kurumları-bürokrasisi ve bürokratlarıla koca bir devlet ve hiç dizini dövmeyen koca bir millet!..

Biz de; yani zavallı bendeniz de, yıllardır bizi yakan bu millet-memleket ve emanet sevdası içinde kavruluyoruz! Ha diriliş, ha diriliş diye diye uçuruma gittik göz göre göre! Dünyanın gidişine göre içeriden ve dışarıdan kendini koşullara uyarlayamayarak uçuruma gittiğimizi seyrede-seyrede kahrolduk!

Bizdeki bu emanet devletini; bu ummanı nasıl, nereye, ne zaman izhar edeceğiz, inşa edeceğiz diye elem içindeyiz! Ne zaman kurtulacağız ferden, millet ve devlet ve hatta devletler olarak bu lanetli zincirlerden!?

İblisler salınmış insanlığın arasına ve üstüne ama biz zincirlere vurulmuşuz! Nasıl bir büyü yapmışlar ki kırıp atamıyoruz hem Türkiye olarak, hem de bütün İslâm coğrafyası ve bütün Türk coğrafyası olarak!?

Nasıl bir kuşatmadır; nasıl bir basiretsizlik ve beyinsizliktir bu! Bir türlü birlik-dirlik içinde olamadık ne milletçe ne de ümmetçe! Bir türlü yalan-dolanı aşamadık! Daha doğrusu yalan dolan olmaktan öteye giden de olmadı, gitmek isteyen de yok! 

Baş gözüyle dahi bütün iblislikleri, bütün beyinsizlikleri hiçbir şey yapamadan seyreylemek varmış kaderde!! Buna mukabil hiçbir şeyden habersiz veya haberli olarak bir milletin yönetenleri ve yönetilenleri ile kendi kendini ifsad etmesi veya helak etmesine tanık olmak varmış!

Suçlu resmen kendi kendimizi ifsad eden; çözümden çok fitneye, birlemeden çok bölmeye, rahmetten çok zulme cehdeden bizleriz! Allah’ın rahmetini celbetmek yerine lanetini celbeden kişi ve güruhlar birbiriyle yarışıyor adeta!

Milletimizi, ülkemizi, Ümmeti Muhammedi bile bile ifsada, yok oluşa götüren bütün hidayetsiz iblisleri ve yine onların hidayeti muhal ehlini helak eyle ya Rabbi! Bizi düşürdükleri ağlardan kurtar kudret ve rahmetinle! Toplumu, insanlığı ve dünyayı gözlemlerken gördükleri karşısında bitiyor insan!!

KISIM 2:

Bugün Facebook için ne yaptın sevgili halkım!!

Emperyalizme nice kulluk ettin bugün!! Bütün emel ve ameliyelerini Facebook ve sair sosyal medya üzerinden onların istediği gibi ve onlar için planlıyor ve tasarlıyorsun değil mi!?

Hatta sosyal medya için giyiniyor, yiyiyor, içiyor ve yaşıyorsun desek doğrudur değil mi sevgili gençlik!? Sosyal medya asıl, elbise asıl, eşya asıl, sistem esas ama sen kopyasın, palyatifsin, eğretisin, zavallısın, hiçsin değil mi ey halkım!

Varlığımız emperyalizmin varlığına; sisteme armağan olsun değil mi sevgili insanlar! Aslolan sosyal medya, aslolan imaj; biz ya da gerçekliğimiz nedir ki!!

Bilinçsizliğin ve dahi bilinçsizleştirilmen kimin umurunda!? STK’ların mı sana sahip çıkacak çürümemen için, eğitim kurumların mı, devlet kurumların mı, politikacıların, yönetenlerin yahut medyan mı sahip çıkacak sana sevgili nesil, aziz milletim, aziz insanlık!?

Bir nesil eriyor medyada, sosyal medyada, oyunda, pornografide, uyuşturucuda, gerçek hayatta, yozlaşmada, cinnette, cinayette!..

Moda denilen emperyalizm silahıyla; yine müzik silahıyla, teknoloji silahıyla, yazılım silahıyla, tıp ve ilaç endüstrisi ile, gıda-tohum-kimyasal silahlarla ve daha nice silah ile yok ediliyor milletimiz, neslimiz, kültürümüz, inancımız ve elbette hayatlarımız! Hakikat yok ediliyor!

Bir nesil gerçekliğini yitirip sanallaşıyor, robotlaşıyor, yok oluyor ama kimsenin umurunda değil! Varlığımız kapitalizmin ürünlerine, varlığına ve bekasına armağan olsun değil mi!? Varlığımız siyonizme ve uşaklarına armağan olsun!!

Aslolan ekonomi canavarıdır değil mi; onun kanlı dişlerinin dönmesidir aslolan!!? Aslolan tüm çağların bitmek bilmez belası olan ağalık, beylik, seçkinlik, üstünlük, firavunluk, karunluk yahut dukkalık ve derebeyliği düzenidir değil mi!? İnsanların, halkların, milletlerin gerektiğinde kimliği de alınır, mal ve meta olarak, köle olarak kullanılabilirler, robotlaştırılabilirler, metalaştırılabilirler, organları ve kanları helal olur, tecavüz de edilebilirler, öldürülebilirler de değil mi!!?

Gerçekten ve gerçek hayattan kopartıldın değil mi sevgili insan, sevgili halkım, sevgili insanlık! Artık idiot, şuursuz, bilinçsiz; elindeki telefona tutunarak, sosyal medyaya tutunarak, tv’ye tutunarak, elbiseye, üç-beş kuruş geçime, heves ve hevaya, cinselliğe, içkiye, uyuşturucuya, fahşalara tutunarak ayakta kalıyorsun değil mi insanoğlu!? Umutsuzluk umudun oldu değil mi!! Çünkü Haktan ve hakikatten koparttılar bizi; enfüs ve afakımızı yağmaladılar, yaratılış sırrımızı yağmaladılar! Allah’ın kulları olmaktan kopartıp kendi kulları yaptılar bizleri!

Aslında bittin ama bitmemiş gibi yapıyorsun, çürüdün ama çürümemiş gibi yapıyorsun, yittin ama yitmemiş gibi davranıyorsun değil mi sevgili insan! Ya da bittiğinin bile farkında olamayacak kadar bitiksin değil mi aziz ve sevgili kardeşim!?

Yalana-illizyona, facebboka, twiter’a, instagrama, tv’ye, reklama, paraya ve sair afyonlara tutunuyorsun!! Ancak böyle yaşayabiliyoruz değil mi sevgili insanoğlu!? Ne zavallı olduk değil mi!? Ne sahipsiz, ne çaresiz kalakalmışız!.. Cüzzi iradenin cüzzü dahi kalmadı değil mi hiçbirimizde!? Uyanamıyoruz da Hak ve hakikate değil mi!?

Akıl kalmadı, eğitim kalmadı, şuur kalmadı, huzur kalmadı, aile kalmadı, mahalle kalmadı, toplum kalmadı, şehir cehennem oldu vs vs! Gazaptayız bildiğin değil mi sevgili insan!? İnsan kalmadı etrafımızda, akrabalık bitiyor, merhamet bitiyor, rahmet çekiliyor, lanet ve zulmet çoğalıyor! Şuradan şuraya kımıldayamıyoruz lanetlenmiş gibi!

Aklımız alınmış ama ihtiyaç aklıyla dahileri oynuyoruz değil mi canım kardeşim! Yiten bir akıl yittiğini nasıl fark etsin değil mi sevgili milletim! Hipnoz olan ne bilsin hipnoz olduğunu!?

Özellikle zulüm ve zulmetler, Allahsızlıklar, vahşi kapitalizm, adaletsizlik, ahlar, günahlar atmosferdeki nuru bile kararttı!! Artık yerler ve gökler bile zulmete dayanamıyor değil mi!? Ama iman olmadığı için; iman gözü olmadığı için gören yok! Akıl nuru olmadığı için anlayan yok!

Yetmedi, temiz gıda kalmadı! Gıdanı bile zehirlediler! İnsan genetiği ve bilinci ile oynuyorlar! Ekmeğimiz aşımız zehirli ve kanserojen! Hatta mutasyona bile uğratıyorlardır belki bizi! Kısırlık aldı başını gitti, kanser ha keza, cinnet, cinayet, sapıklık, tecavüz, ahlaksızlık, akılsızlık, mental tahribatlar, ruhsal tahribatlar vs. vs!.. Ve daha adı konulmamış nice tahrif, tahribat, hastalık ve sorun vardır kimbilir!..

AVM’den tut da baz istasyonuna, cep telefonuna kadar radyasyona boğdular bizi değil mi! Eğzoz gazı, envay çeşit çarpıklık! Ayak basacak toprak kalmadı iblisler yüzünden! Ağaç kalmadı, bahçe yok, park yok!

Yetmedi dünyayı sapıklık, cehalet, vahşet ve zulüm kuşatıyorken bizler seve seve-ebleh ebleh-güle güle-kurbanlık koyunlar gibi-beyinsiz beyinsiz-yüreksiz yüreksiz-imansız imansız teslim oluyor, alkış tutuyor ve hatta zulme bende oluyoruz türlü ideolojilerle!

İnsanlığı yok ama ideolojisi var, kürtlüğü var, türklüğü var, aleviliği var, sunniliği var, partisi var, sağı var, solu var!! Ne çok insan var böyle değil mi salak salak!!.. Çözüm diye çözümsüzlüğe, doğru diye eğriye, iyi diye kötüye; yahut hiçbir hesap bilmeksizin kim kime-dum duma gidiyoruz neye hizmet ettiğimizi bilmeksizin!

Yani lisanı hal ile herkes diyor ki “Allahım lanetle beni; beni lanetle ve cehennemin dibine koy!..”  İşte buna cahiliye deniyor İslam literatüründe!!

Velhasıl bir millet her cihetten biterken, insanlık her cihetten biterken birileri sadece zengin olmaya bakıyor! Beylikler kuruyor kendilerine beyler, gasp ediyorlar, yığıyorlar, yağmalıyorlar, kaleler inşa ediyorlar kendilerine, ormanları satın alıyorlar, şatolar yapıyorlar, servetler yığıyorlar!!

Devlet erbabı ortalıkta yok sanki! Rant ve sair sefahatlar ve suç içinde yüzüyor bey-paşa-ağa ve yanaşmalar! İktidar, yol-köprü-tünel-yandaş-dış mihrak-iç mihrak-sistem-rejim-bürokrasi curcunasında adeta yok olmuş-yok edilmiş! Kavrayamıyorlar bile olup biteni sanki!

Herkes kendi menfaatinin derdine düşmüş! Zenginler saltanat, rant ve yağma peşinde! 

Diyanet, cami, cemaatler ha keza kapital sevdasında yok olmuşlar! Suç tırmanmış; tavan yapmış ama kolluk kuvveti yok, savcı yok, yargı yok sokakta-salonda-orada-burada!

Velhasıl nesiller yok oluyor, millet yok oluyor, insanlık yok oluyor! Ama gören yok, duyan yok, umursayan yok!! Salmışlar çayıra gidiyor!! Kim kime dum duma!..

İblisler imparatorluğu ve uşakları dilediği gibi at koşturuyor yerelde ve küreselde!!

Ehli cennet ile ehli cehennem iyiden iyiye tasdik olunuyor!! Ebedi cehennemlikler taşlar kadar çoğalıyor!! Cehennem yakıtı çünkü kendileri!! Kimse hak ve hakikat namına cehdetmiyor velhasıl; varsa yoksa bozgunculukta yarışıyor herkes: iblislikte cehdediyorlar!..

**

Andolsun fikretmekten, söylemekten, görmekten, akibetleri seyreylemekten bittik-tükendik!! Şahitlik ve şehitlik neden aynı köktendir anlıyor insan!!

Sürçü lisanımız affola, sonumuz hayrola..

Bayram Karaman 

3 Eylül 2017

Telif hakları Bayram Karaman ve Hakikat Okuluna aittir. Ticari yayın mecralarında izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ve yayımlanamaz.

(Visited 39 times, 1 visits today)

About The Author

You Might Be Interested In

LEAVE YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com